Psikoloji Seçmeyi Düşünen Lise Öğrencileri İçin

Psikoloji, Türkiye’de son yılların giderek popülerleşen mesleklerinden biri. Mevcut psikoloji bölümleri öğrenci bulmakta zorlanmadıkça, her yıl yeni bölümler açılıyor. Şu anda 70 civarında psikoloji lisans bölümü var ve yılda toplam 2500-3000 civarında öğrenci bu bölümlere yerleşiyor. Bu kısa makalede bir meslek olarak psikolojiyi kısaca tanıtıp, psikoloji okumak isteyebilecek öğrenciler için bazı önerilerde/uyarılarda bulunmak istiyorum.

Psikoloji, bir ucu doğa bilimlerinde, bir ucu da sosyal bilimlerde olan, geniş bir alanı kapsayan ve bir çok alt dalı olan bir insan bilimidir. İnsanların (ve de hayvanların) zihinsel süreçlerini ve davranışlarını, bireysel ve grupsal düzeylerde inceler. Kimi alt dalları sadece araştırma yapar, kimileri araştırmaya ek olarak uygulama imkanlarına da sahiptir. Tablo 1’de belli başlı psikoloji alt dallarını ve temel uğraş alanlarını görebilirsiniz.

 

Tablo 1

Belli başlı

psikoloji alt dalları

Temel uğraş alanı Araştırma Uygulama
Adli Psikoloji Hukuki süreçlerde sanıkların/tutukluların psikolojik değerlendirilmesi, suç/suçlu psikolojisi/tedavisi

+

+

Anormal Psikolojisi Psikopatoloji (ruhsal rahatsızlıkların nedenleri, süreçleri)

+

 
Bilişsel Psikoloji Algı, öğrenme, muhakeme, düşünme, hafıza, dikkat ve dil gibi bilişsel süreçler

+

 
Biyolojik Psikoloji ve Nöropsikoloji Zihinsel süreçler ve davranışlar ile sinir sisteminin (örn. beyin) ilişkisi

+

 
Çevre Psikolojisi Doğal, sosyal ve mimari çevrenin insan ve davranışlarıyla etkileşimi

+

+

Danışmanlık Psikolojisi Kişisel ve kişilerarası düzeylerde psikopatolojiye varmayan daha gündelik ya da gelişimsel sıkıntılar, stres; psikolojik danışmanlık

+

+

Eğitim Psikolojisi Nasıl daha iyi öğrenilir/öğretilir?

+

+

Endüstri/Örgüt Psikolojisi Şirketlerin/Örgütlerin optimal olarak nasıl çalışacağı; iş tatmini ve verimliliğin nasıl arttırılabileceği

+

+

Evrim Psikolojisi Psikolojik süreçlerin insan evrimindeki yeri/gelişimi

+

 
Gelişim Psikolojisi Doğumdan ölüme insan canlısının değişik düzeylerde nasıl geliştiği/evrildiği

+

 
Kişilik Psikolojisi İnsanın kişilik yapısı, özellikleri

+

 
Klinik Psikoloji Psikolojik değerlendirme (testler) + psikoterapi

+

+

Okul Psikolojisi Öğrenme zorlukları, ergenlerde davranış problemleri; danışmanlık/terapi

+

+

Sağlık Psikolojisi Kronik veya ciddi fiziksel sağlık sorunları yaşayanlara ve yakınlarına psikolojik destek, danışmanlık, terapi

+

+

Sosyal Psikoloji Sosyal durumlarda, gruplarda insanların nasıl etkileşim içinde olduğu; sosyal süreçlerin davranışı nasıl etkilediği

+

 
Topluluk Psikolojisi Bireylerin, toplulukların ve toplumun yaşam kalitesi, etkileşimi

+

+

 

Bu tablodan da görülebileceği gibi, psikolog = psikoterapist gibi bir denklem doğru değildir. Oysa halk arasında ve maalesef psikoloji bölümlerini kazanıp gelen öğrenciler arasında böylesi bir oldukça yaygındır. Dünyada ve Türkiye’de psikolojinin en fazla uzmana sahip alt-alanı klinik psikolojidir ve bu alt-dalda uygun bir eğitimi aldıktan sonra psikoterapi yapma yeterliliği kazanılabilir; ancak 4 yıllık psikoloji lisans eğitimi böylesi bir yeterliliği vermemektedir. Meslek olarak psikoloji seçmeyi düşünenlerin öncelikle bunu bilmeleri gerekmektedir. Dünyada psikoloji alanında mesleki yeterlilik büyük ölçüde yuksek lisans ve doktora düzeylerine kaymıştır. Türkiye bu alanda oldukça geri kalmış olsa da dünyadaki gelişim doğrultusunda hareket etmektedir.

Türkiye’de 4 yıllık psikoloji lisans programlarını bitirenlere “psikolog” ünvanı verilmekte ve 1920lerden kalma sağlık yasalarına dayanılarak, evrensel hiç bir yeterlilik ölçütü gözetilmeden hastane ve cezaevi gibi özel uzmanlık gerekiteren kurumlarda istihdam edilebilmektedirler. Bu politika baştan sona yanlıştır, çağdışıdır ve yavaş yavaş değişmektedir, daha da değişecektir. Türkiye’de de psikoloji alanında evrensel normlar oturdukça yasal ve mevzuata dair düzenlemeler yapıldıkça  psikologların rolleri daha da netleşecektir.

Bu netleşmeye katkıda bulunmak amacıyla soralım: Peki 4 yıllık psikoloji lisans mezunu neler yapabilir, nerelerde çalışabilir? Psikoloji lisans eğitimi, eğer yeterli standartlara sahip bir eğitimse –ki ülkemizdeki psikoloji lisans programlarının önemli bir kısmının bu kritere uyduğu söylenemez-, eleştirel düşünmeyi, insan zihninin nasıl çalıştığını, davranışlarımızın ne tür faktörler tarafından etkilendiğini, bilimsel araştırmaların nasıl yapılacağını, insan gelişiminin/kişiliğinin nasıl oluştuğunu, ruhsal zorlukları/bozuklukları, iletişim becerilerini vb. başlangıç düzeyinde öğreten bir programdır. Dolayısıyla 4 yıllık psikoloji lisans mezunu bir psikolog bu bilgi ve becerilerle, psikoloji mesleğiyle doğrudan ilgili ya da ilgili olmayan çok değişik alanlarda çalışabilir. Örneğin: Çocuk yuvaları, huzurevleri, rehabilitasyon merkezleri, koruyucu ruh sağlığı hizmetleri, araştırma şirketleri, insan kaynakları, insani yardım/sosyal hizmet sınıfına girebilecek işler, vb. Hangi alan seçilmiş olursa olsun, onunla ilgili bir ek eğitim almak her zaman gereklidir.

Daha nitelikli uzmanlık gerektiren işler (Bkz. Tablo 1’deki alt-dallar) içinse mutlaka en azından yüksek lisans yapmak gerekmektedir. Bu, bilimsel ve etik açıdan böyle olduğu gibi giderek yasal ve piyasa gereklilikleri nedeniyle de böyle olmaktadır. Örneğin artık hastanelerde, kliniklerde ya da okulların psikolojik danışmanlık birimlerinde eleman alınırken klinik psikoloji yüksek lisansı olması, hem de kalitesi iyi bir programdan olması istenmektedir.  Oysa her yıl piyasaya çıkan 2500-3000 psikoloji lisans mezununun ancak bir kaç yüz tanesi bir yüksek lisans programına girebilmektedir, kapasite şimdilik bu kadardır.

Psikolojiyi seçmeyi düşünen lise öğrencilerinin kulaktan dolma bilgilerle yetinmeyip, artık çok kolay ulaşabilecekleri bilgilerle bu alanın kendilerine uygun olup olmadığını tartmaları; yapmak istedikleri işler için 4 yıllık bir eğitimin yeterli olmayabileceğini baştan bilmeleri ve göze almaları; hangi alt-daldan olursa olsun, insanların hayatına değebilen ve hayat kalitelerini arttıran bir psikolog olmak için hayat boyu eğitimin şart olduğunu kabul etmeleri; kolay/düz/mekanik analizlere rağbet etmek yerine, karmaşık, çok-katmanlı, belirsizliğe tahammül eşiği yüksek, soru soran, merak eden, insanı ve insanı anlamayı merkezine alan bir yaklaşımı benimseyebilmeleri; psikolojiyle yetinmeyip mutlaka diğer insani/sosyal bilimlerle ve edebiyat/sanat gibi alanlarla kendilerini beslemeleri gerekmektedir. Psikoloji zordur; zor olduğu kadar da keyifli ve ödüllendirici olabilir.

 

No Comments

Sorry, the comment form is closed at this time.